AKLINIZA GÜVENİN, VİCDANINIZIN SESİNİ DİNLEYİN.

Anneler gününe karşıyım. Babalar gününe de karşıyım. Sevgililer gününe de karşım. Muhalefet olsun diye değil. Herkesin yaptığını yapmayıp dikkat çekmek için de değil bu karşı duruşum.

Eğitimci olarak, sosyolog ve aile danışmanı ünvanıma dayanarak toplumsal sorumluluklarımın gayet farkında bir şekilde bu üç günün lağvedilmesini istiyor, öneriyor ve bu konuda ilgili resmi makamlarla, sivil toplum kuruluşlarını ve ülkemin aydınlarını göreve davet ediyorum. Bu isteğimi haklı kılacak nedenlerim senin de hep aklında olan hep bildiğin ama bir şekilde önemsizleştirdiğin GERÇEKLER!

Sevgili, anne, baba günlerinin kutlanılmasından vazgeçilmesi için gerekçelerim:

1. Anneler Günü Kutlanmasın. Çünkü:

Her kadın anne olmuyor, olamıyor. Kalkıp her mayıs ayının ilk haftası ‘sen anne değilsin’ demenin, bunu hatırlatmanın ne gereği var. Kadınların 1/5’i gebelik dönemlerinde düşük yaşıyor. Arama motoruna ‘anne olamayan kadınlar’ diye yazın bakın ne öyküler çıkıyor karşınıza. Ya evlat acısı yaşayan anneler. Çocukları hayattan ayrılınca o annelik rolünden çıkma ızdırabı. Sağlık sorunlarından başka, ekonomik nedenlerden dolayı anne olmayı yıllardır erteleyen kadınlar. Hayırlı bir kısmet bulamadığı için yuva kuramayan, potansiyeli olduğu halde anne olamayan kadınların duyguları.Annesinden ayrı kalan çocukların duyguları. Toplum, 2-3 negatif tüp bebek deneyiminden sonra panik atak olmuş kadınları rehabilite edeceğine daha da kanırtıyor.Hı?.. Eminim sen de bir kaç neden ekleyebilirsin.

2.Babalar Günü Kutlamasın. Çünkü İlk akla gelen geçen sene bu zamanlarda 300’den fazla baba Soma’da öldü.Önümüzdeki ay haziranda da babalar günü var değil mi? Başka baba olamayan erkekler. Baba olamadığı için ‘erkekliği’ sorgulanan eşler. Babası uzakta çalışan ve onu çok özleyen çocuklar, babasını kaybetmiş çocuklar, babasız büyüyen çocuklar…

3.Sevgililer Günü Kutlanmasın. Çünkü Herkes gönlüne göre bir sevgili bulamıyor. Pek çok kadın ve erkek adı konmamış bir ayrımcılıktan dolayı, piyasa koşullarında yeteri kadar güzel yeteri kadar yakışıklı bulunmadığı için yalnız. Gençken veya yaşlıyken fark etmez elini tutacak bir sevgilinin yoksunluğunu zaten o insan yaşıyor. Ve bu yaşadığı duygunun mutsuzluğuyla pek çoğumuz baş edemiyoruz. Kalkıp bu günde neyin zulmünü ediyorsunuz?

Bu hatırlattıklarım AYRINTI mı? ÖNEMSİZ mi? ABARTI mı? Üstelik bir de hep beraber söylediğimiz ”Anneler / babalar / sevgililer günü bir gün mü olurmuş. Her gün kutlanılmalı değil mi ama!” cümlesi var. Boş verin bunları anam babam. Bunun yerine size mis gibi, herkese hitap eden, herkesi mutlu eden, her keseye uygun, her birimizi içine alan, saran bir gün var onu kutlayalım.

15 MAYIS DÜNYA AİLE GÜNÜ. Ben demiyorum bak. Birleşmiş Milletler 1993’ten beri diyor. Duyan var mı? Çok az. Kutlayan var mı? Yok. Pek çok kurumla, şirketle bu konu ile ilgili görüştüm, yazıştım. Benim sayemde değil belki ama benim de naçizane katkımla bu sütü mayaladık. Bir kaç yıl sonra tüm Ülkemizde kutlanılacak bir gün olacak inşAllah. Maksat alış veriş yapılsın para harcansın, kazanılsın da değil. Amaç, aile sorunlarına dikkat çekmek, aileyi sağlıktan eğitime desteklemek, bilgilendirmek için kamuoyu oluşturup, farkındalık kazandırmak. Üstelik herkesin bir ailesi var. Mutlaka biri bizi merak eder, biri bizi öper, biri içimizi ısıtır, biri elimizi tutar. O biri veya birileri ailemizdir. Komşumuzdur, aarkadaaşımızdır, annemizdir, kardeşimizdir, babamızdır, ablamızdır, abimizdir, amcamızdır, dayımızdır, halamızdır, teyzemizdir, babannemizidr, anneannemizdir, dedemizidir… Yahu illa AİLEM diyebileceğimiz birileri vardır. Yani mağduru olmayan bir gündür 15 MAYIS DÜNYA AİLE GÜNÜ. Aklınıza güvenin, vicdanınızın sesini dinleyin o diğer günleri boş verin AİLE GÜNÜNÜ KUTLAYIN.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir